Son güncellenme :25.05.2012 21:11

Anasayfa > Güncel, Söyleşi > Bedava sulama yapan Su Gücü Pompası

25.05.2012 Cum, 21:11

Eğer tarlalarınızın yakınından bir akarsu geçiyorsa, tarlalarınızı sulamak artık sizin için çok kolay. “Su Gücü Pompası” çiftçilerin sulama maliyetlerini neredeyse sıfıra indiriyor.

Elektriğin günden güne pahalılaşması, petrol fiyatlarına sürekli gelen zam ile enerji harcayarak sulama yapmak oldukça maliyetli bir durum haline geldi. Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde 1947 yılında doğan Yüksek Ziraat Mühendisi Şahin Bekişoğlu, çiftçilerin bu sorununa çözüm üretecek bir ürün geliştiriyor. İlk ve orta öğretimini Elbistan’da tamamladıktan sonra Malatya Lisesi’ne gider Bekişoğlu. Oradan da Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden mezun olur. Amerika, İspanya gibi ülkelerde de çalışmalar yapan Bekişoğlu yirmiye yakın, yaklaşık iki bin sayfa eser de yayımlıyor. Bütün bu çalışmalarının sonucunda ürettiği ve  “Su Gücü Pompası” adını verdiği ürün; elektrik enerjisi, mazot, benzin ve doğal gaz gibi petrol ürünlerine ihtiyaç duymadan çalışıyor. Bekişoğlu ürünü “Tarımsal sulama, içme ve kullanma suyu temin etmek için akarsuyun kinetik enerjisi ile çalışan,  elektrik enerjisi, mazot, benzin ve doğal gaz gibi petrol ürünlerine ihtiyaç duymadan, gece ve gündüz durmaksızın su basan bir pompa.” şeklinde tanımlıyor. Ürünü yedi yılda toplam iki yüz bin Türk Lirası harcayarak geliştirdiğini belirten Yüksek Ziraat Mühendisi Şahin Bekişoğlu, ürünün Türkiye ve dünyada tek olduğunu söylüyor. Dünyada ilk defa Amerikalı birisinin bu ürüne benzer bir ürün yapmaya çalıştığını, daha sonra 6 benzer girişimin olduğunu kaydeden Bekşioğlu “Benim ürünüm patent alan sekizinci ürün. Daha öncekilerin hiçbiri istenileni tam olarak başaramamış. Bu anlamda benim ürünüm başarı kazanmış ilk ve tek ürün.” diyor.

Akan enerjiler işe yarıyor

Şahin Bekişoğlu’nun ürettiği bu ürün birçok çiftçinin derdine derman olacak cinsten. Türkiye’de ve dünyada enerji fiyatlarının günden güne arttığını ve çiftçinin enerji faturalarını ödeyemez hale geldiğini söyleyen Bekişoğlu fosil kaynaklı enerjilerdense doğal enerjilere yönelmek gerektiğine değiniyor. Türkiye’de yaklaşık yüz yetmiş yedi bin km, dünyada ise milyonlarca km akarsu olduğunu da belirten Şahin Bekşioğlu’nun ‘Su Gücü Pompası’ küresel ısınma konusunun da tartışıldığı şu günlerde, doğal enerji tüketiminin artması konusunda önemli bir ürün. Bekşioğlu, Su Gücü Pompası’nın teknik olarak nasıl çalıştığını da anlatıyor: “Su Gücü Pompası boşa akan akarsuların kinetik enerjisini en iyi şekilde değerlendirmekte, ekonomiye katkı sağlamaktadır. Akarsuların 5 metreden daha az düşüşlerinden, hatta 1-2 metrelik yükseklik farkından yararlanan ve 50-100-150 metre kadar yükseğe kadar su pompalanabilen sistem ile güvenli ve ucuz su sağlanmakta,  elektrik enerjisi ve petrol ürünleri kullanmamaktadır.  Böylece çiftçilerimize yük olan enerji masrafları ortadan kalkmaktadır. Su Gücü Pompası akarsuyun bulunduğu ve bu akarsuyun belirli bir yükseklikten düştüğü ya da akıtıldığı her yerde kullanılabilir. Bu pompa, dereler, çaylar, ırmaklar ve nehirler üzerinde uygun olan her yerde çalışabilir. Akarsu debisinin belirli bir yükseklikten düşürülmesiyle elde edilen enerjinin bir bölümü Su Gücü Pompasındaki elemanlar da kaybolmakta, kalan enerji ile türbine alınandan daha küçük bir miktardaki su, düşüş miktarından çok daha fazla bir yüksekliğe pompalamaktadır.” Akarsuyun bulunduğu her yerde uygun koşullar sağlanarak bu pompanın kullanılabildiğini söyleyen Bekşioğlu bu yönüyle birçok çiftçinin bu üründen yaralanabileceğini sözlerine ekliyor.

Avantajları saymakla bitmiyor

Yüksek Ziraat Mühendisi Bekşioğlu, bugüne kadar ürettiği ilk proje olan Su Gücü Pompası’nı yeni alanlarda da kullanmayı düşündüğünü ve başka projeler de üretmek istediğini söylüyor. Türkiye’de kayıtlı üç yüz bin yer altı suyu olduğunu, bunların da enerjisiz kullanılması için projeler üretilmesi gerektiğini söyleyen Şahin Bey, sır gibi sakladığı bir projesinin ise sadece adını söylüyor. “Güneş Ocakları” dediği projesi hakkında ise bilgi vermekten kaçınıyor. Su Gücü Pompası’nın avantajlarını da tek tek sıralıyor Bekşioğlu: “Elektrik motoru, dizel motor, benzinli motor, merkezkaç (santrifüj) pompa ve kademeli pompaya ihtiyaç göstermez, kendi özel pompası ile hesaplanan su miktarını yükseğe basar. Mazot, benzin ve elektrik enerjisi kullanmadığından işletme masrafı yoktur. Sulama ve içme suyu temini amacıyla kullanılır. Damla ve yağmurlama sistemlerini çalıştırabilir, ilave yatırıma gerek kalmadan sistemin ihtiyacı olan sulama suyunu temin eder. Elektrik enerjisinin iletilemediği yerlerde kullanılabilir. Trafo, direk, pano, tel gibi pahalı yatırımlara gerek duymaz.  Ülkemizde bulunan 25000 km uzunluğundaki kanalet düşüşlerinden yararlanılarak damla sulama yapılabilir. Bu uygulama için DSİ Genel Müdürlüğü’nün izin vermesi gerekmektedir. Güvenilirdir, sürekli olarak yaz-kış kesintisiz 24 saat çalışabilir. Sulama mevsimi dışında veya kış aylarında pompalanan ve uygun bir yerde depolanan sulama suyu yaz aylarında kullanılabilir. Kolay ve ucuz olarak sulama ve içme suyu pompalanabilir, ekonomiktir. Olumsuz çevresel etkileri yoktur, hiçbir kirlilik yaratmaz, çevre dostudur. İlk yatırımdan sonra işletme ve bakım giderleri yok denecek kadar azdır. Dizel motorlu veya elektrik enerjisi ile çalışan pompalara göre karmaşık bir yapıya sahip olmadığı için, bakım ve onarım masrafı yok denecek kadar azdır. Hemen hemen hiç yağlama gerektirmez. Tüm parçalar yurt içinde yerli olarak imal edilebilmekte, ithal malzemeye ihtiyaç duyulmamaktadır. İmalat, montaj, bakım ve kullanımı kolaydır. Çalıştırılması sırasında devamlı personele ve bekçiye ihtiyaç duyulmaz. Patentli ve seri numaralı bir ürün olduğundan hırsızlıklara karşı korumalıdır. Marka tescili yapılmıştır. Ülkemizde ve dünyada 184 ülkede patent hakkının tescil edilmesi için çalışmaların devam ettiği Su Gücü Pompası dünyanın birçok ülkesine ihraç edilerek, ülkeye döviz girdisi sağlanabilir. Kuru tarım arazisi sulandığında ürün çeşitliliği ve istihdam artmakta, çiftçinin yaşam düzeyi yükselmektedir. Bilinen enerjileri kullanmadığından ülkeye döviz tasarrufu sağlamakta, beyaz enerjiyi berekete dönüştürmektedir.”  Bunların yanında projesinin dezavantajlarından da bahsederek dürüst bir yaklaşım sergiliyor Bekşioğlu. “Pompanın çalışabilmesi için bir akarsuya ihtiyaç vardır, durgun suda çalışmaz. Akarsu üzerinde en az 0,5 m düşüş bulunması veya bir bent ve çevirme kanalıyla bu düşünün yaratılması gerekmektedir. Su Gücü Pompası ve pompaya güç veren akarsu çarkını (tribünü) taşkın sularının etkilememesi için sistemi taşkınlardan koruyacak önlemlerin alınması gereklidir. Sistem verimliğini artırmak, kullanım alanını genişletmek, damla ve yağmurlama sulama yapmak için araştırma-geliştirme (Ar-Ge) çalışmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Yüksek kotlara (200-400 m) su basmak için pek çok talep gelmesine, teorik olarak sistem çalışır gözükmesine karşın pratikteki sorunlar bilinmemektedir.” diyor.

“Küskün değil sadece kırgınım”

Ekonomiye katkı sağlayan projeler genel olarak devlet tarafından desteklenmekte. Şahin Bekşioğlu’nun bu projesi devlet tarafından gerekli ilgiyi görmemiş. Halkın, projeye yoğun ilgi gösterdiğini ve herkesin takdir ettiğini söyleyen Bekşioğlu gerçek anlamda kendisini tebrik eden tek kişinin Birleşmiş Milletler Türkiye Temsilcisi Shahid Najam olduğunu, kendisine “Adınız altın harflerle yazılmalı.” dediğini söylüyor. Devletten destek göremediğini de sözlerine ekleyerek “Devletime küskün değil sadece kırgınım.” diyor. Devlete bu konudaki başvurularını da anlatıyor Şahin Bekşioğlu; “İlk olarak 2008 yılında TÜBİTAK’a destek için başvurdum, reddedildi. O zamanki adıyla Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na başvurmak istedim, ancak dosyam özel kalemden geri çevrildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün özel kalemlerine dosyalar bıraktım. Ancak aradan aylar geçmesine rağmen bir geri dönüş olmadı. Devlet Su İşleri’ne resmi müracaatta bulundum. Bana ‘Bu konunun bizimle ilgisi yoktur’ şeklinde resmi yazı yolladılar. 2010 yılında Sarız’da kurduğumuz pompanın açılışına katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili Sadık Yakut iki yüz elli kişinin önünde destek sözü verdi. 2011 yılının ekim ayında özel kalemine dosya bıraktım, ancak henüz ondan da bir geri dönüş gerçekleşmedi. Ekonomimize böylesine katkı sağlayan bir projenin elbette devlet tarafından desteklenmesini beklerdim. KOSGEB’den aldığım destekle atölyemi kurarak çalışma yapabildim. Bu anlamda KOSGEB’e teşekkür borçluyum.” cümlelerini kuruyor. Projesinin gelecekte de oldukça başarılı olacağını düşünen Bekşioğlu buna olan inancını da şöyle anlatıyor: “Bugüne kadar 14 ülkede bulundum ve sulamanın nasıl olabileceğini biliyorum. Eğer kaliteli üretim yaparsanız elli ülkeye ihracat yapabilirsiniz. Buluşları yalnızca yabancılar değil Türklerin de yapabildiğini herkes görmüş olur.”

Artık uygulamalı olarak gösterilecek

Önümüzdeki dönemlerde çiftçilere bu ürünün tanıtılması için elinden gelen çabayı sarf edeceğini de söyleyen Bekşioğlu, “Yeni bir atölye kurduk. Bu sayede istenildiğinde uygulamalı olarak ürünü tanıtabileceğiz.” diyor. Atölye tam anlamıyla faaliyete geçtiğinde ise gazetelere, televizyonlara ilanlar vererek çiftçinin bu üründen faydalanması için ellerinden geleni yapacaklarını belirtiyor. Gelecek aylarda gerçekleşecek olan Malatya, Balıkesir ve Erzurum’daki fuarlara da katılacaklarını, bu şekilde Türkiye’nin her yerinde projenin tanıtılmasını sağlayacaklarını da kaydediyor Şahin Bekşioğlu. Şimdiye kadar bu projeyi uyguladıkları yerlerden de bahsediyor: “Kahramanmaraş ilinin Elbistan ilçesinin Türkveren köyünde ‘Su Gücü Pompası’ ile yapılan uygulamayı TRT 13 Kasım 2007 günü yerinde çekerek, “Bu Toprağın Sesi” programı içerisinde  “Tarımda Buluşlar” köşesinde 16 Aralık 2007 ve 13 Şubat 2008 tarihlerinde iki defa yayınladı. Malatya ilinin Doğanşehir ilçesi Gövdeli Beldesi’nde, Kadir Selçuk’un tarlasında 1 Temmuz 2007 tarihinde kurulan “Su Gücü Pompası” düzenli olarak çalıştı. Son beş yılda Su Gücü Pompası’nda arıza meydana gelmedi, bakım ve onarım ihtiyacı da göstermedi. Adıyaman ilinde 2008 yılında yapılan uygulamada saatte 40 ton (günde 1000 ton) sulama suyu, 40 metre yükseğe basıldı. İhtiyaç halinde 50 metre yukarıda sulama suyunun iletilebileceği de görüldü. Kapaklı karık borusu kullanılarak basınçlı sulama yapılması da söz konusu. Kayseri’de de 2010 yılında bir uygulama gerçekleştirdik. Nisan ayında gerçekleştirdiğimiz uygulamada da herhangi bir sorun yaşamadık.” Yapılan uygulamalarda başarılı olduğu görülen “Su Gücü Pompası” ülke ekonomisine daha çok katkılar sağlayacak gibi görünüyor. Çiftçilerin bu projeyi tanımları ise en öncelikli konu.

Haber&Fotoğraf: Uğur Aksoy

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.